DENİZ

Erkekler 40'ında niye azar?

 
Kırk yaşına yaklaştıkça erkeklerde ruhsal uygusal fiziksel bazı değişiklikler farkedilir. 40 lı yaşlar daha olgun, istediği mevkiye ulaşmış, maddi kazanımlar elde edilmiş, çoluk çocuk sahibi olunmuş bir dönemdir.Bu dönemde erkek, başarının hangi merdiveninde olursa olsun, bıkkın, huzursuz, kendini ispatlama çabasına girmiş ve arayış içinde olduğu bir dönemdedir.

 

 

SOSYAL ve ekonomik gücü ne olursa olsun, cinsel güç tüm erkekler için büyük önem taşıyor. Bu nedenle orta yaş üzerindeki erkekler seks güçlerini kaybetme düşüncesine kapılarak önlerindeki süreci birçok kadınla geçirmek ve gençlik yıllarında yapamadıklarını bu dönemde yapmak istiyor.

 

Levent Cerrahi ve Tanı Merkezi’nden Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Serdar Dağ, “Bu durum, beynin biyokimyasının bozulmasından ve depresyon muhakeme yeteneğinin zayıflamasından meydana gelir” diyor. Dağ, beynin kontrolünde salınan hormonların etkisinde olan erkek yapısının, tek kadınlı cinsel yaşamı kabul etmediğini vurguluyor.

 

ERKEKLERE NE OLUYOR?

Orta yaştaki erkeklerde vücut anatomik açıdan gelişimini tamamlamış, beyin ise gerek işleyiş gerekse kapasite açısından en üst seviyeye ulaşmış oluyor. Ancak yaş ilerledikçe beyin kanlanmasının bozulması, testosteron ve androjen gibi hormonların azalmasıyla işleyiş ve fonksiyon gerilemeye başlıyor. Genetik ve çevresel etkenlerle oluşan hipertansiyon, şeker
hastalığı vb. unsurlar bu süreci hızlandırıyor. Bu yaşlarda hipofiz bezinin işleyişi bozuluyor ve erkeklerde testosteron hormonu salınımı azalıyor.

 

SEKS DÜŞKÜNÜ KADINLAR

Bu hormonun azalmasıyla cinsel istekte, işlevde, kas gücünde azalma ve yorgunluk, yağ dokusunda artma ve duygularda değişim görüldüğünü söyleyen Dağ, “Duygulardaki bu değişimbeyinde salınan bir grup hormonun etkisiyle bazen kontrolsüzlük yaratabiliyor. Bu da halk arasında ‘kırkından sonra azmak’ diye nitelenen durumun çıkmasına neden oluyor” diye konuştu.

Bazı hormonlardaki değişikliklerin de erkek bünyesinde olumsuz etki yarattığını söyleyen Dağ, erkeklik hormonunun duygusallıktan ziyade seks dürtüsünü ön plana çıkardığını, kadınlık hormonlarının ise üreme ve anaçlığı gösterdiğini söyledi. Dağ, “Araştırmalar, seks düşkünü kadınlarda da erkeklik hormonunun diğer kadınlara göre daha fazla olduğunu gösteriyor” dedi.

 

KENDİNİ İSPAT ÇABASI

Doç. Dr. Serdar Dağ, “Erkeğin seks dürtüsü ve kapasitesinin azalması olarak tanımlanan organik süreç genelde reddediliyor ve gerçeği kabullenememe duygusu kişiyi kendini çevreye ispat etme davranışına itiyor” diyor. Dağ’a göre bazı erkekler bu ispatı işte başarı sağlama, dine yönelme yoluyla aşmaya çalışırken bazıları da cinsel dürtü ve başarı açısından eskisi gibi olduklarını kanıtlama çabası içine giriyor.

YAZININ DEVAMI OKU>>>

16/12/2009, Kategori: Erkek Sagligi : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!

Tarçınla Sağlığınızı Güçlendirin


Tarçın kan şekerini düşürüyor.


Tarçın birçoğumuz için sütlü tatlıların üzerine serpiştirdiğimiz bir baharattır.Tarçının sağlık üzerinde çok faydalı bir bitkisel ilaç olduğunu belki düşünmemişsinizdir.Araştırmacılar tarçının kan şekerini düşürdüğünü tespit etti.Belki de bu yüzden tarçın tatlıların üzerine serpiştirilir.

Tarçında bulunan doğal maddeler insülin hormonu gibi hareket ederek,glukozun enerji için kullanılabileceği hücrelere gitmesine yardımcı oluyor ve kan şekeri düzeyini düşürüyor.
60 diyabet hastası erkek ve kadın üzerinde yapılan bir araştırma günde yarım ve çeyrek çay kaşığı arası tarçının kan şekeri düzeyini % 18-29 oranında azalttığını gösterdi.Aynı zamanda kötü kolestrol seviyesini %7-27 oranında düşürdüğü görüldü.

 

Tarçın aynı zamanda lif açısından zengin bir bitkidir.Tarçın güney Asya'da yetişen bir ağacın kabuğundan elde edildiğinden lif oranının yüksek olması şaşırtıcı değil tabiki.2 çay kaşığı tarçın yarım porsiyon lahanadan veya dolmalık biberden ve 2 kuru kayısıdan daha fazla lif içeriyor.

 

Tarçın ayrıca vücudumuzun şekeri kullanma kapasitesini artıran manganez mineralini içeriyor.Sadece 2 çay kaşığı tarçın günlük manganez ihtiyacınızın 3 te birnden fazlasını karşılar.

 

Tarçında bulunan kimyasal maddeler kalp krizine neden olabilen pıhtılaşmayı önler.

Çalışmalar tarçın kokusunun zihinsel aktiviteyi ve konsantrasyonu artırdığını göstermiştir.

 

Tarçını günlük diyetinize serpiştirmenin hayal edebileceğinizden fazla yolu var.

 

-Elma püresine tarçın ekleyin.

-Tostunuzun üzerine serpin.

-Çayınıza kahvenize ekleyebilirsiniz.

-Sabah kahvaltınızda gevreklere ekleyebilirsiniz özellikle yulafa.

-yoğurta,dondurmaya ekleyebilirsiniz.

-Krem peynirin üzerine serpebilirsiniz.

-Tatlı patates veya muzun üzerine serpebilirsiniz.

 

Dozaj:Yarım çay kaşığı

Günde sadece yarım çay kaşığı tarçın sağlığınızı geliştirebilir.Eğer tarçını çok seviyorsanız bir kaç kaşık da yiyebilirsiniz.Ancak aşırıya kaçmayın çünki tarçında bulunan bazı kimyasal maddeler aşırı dozda alındığında zehirli olabilir.

 

YAZININ DEVAMI OKU>>>

15/12/2009, Kategori: Sifali bitkiler : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!

Tansiyonu düsürmek icin DASH diyeti


5 yıldır Amerika'da da uygulanan DASH diyeti, yağı azaltılmış, sebze ve meyve içeriği bol, süt ürünleri sınırlı bir beslenme alışkanlığı. Yüksek tansiyon sorunu olanda ilaç tedavisinin yanında, beslenmeyle de kan basıncı dengede tutulabiliyor

 

 
KARDİYOLOJİ  UZ. DR. TÜRKER BARAN ANLATTI:

 

İlaç tedavisi sonrası yüksek tansiyonun kaça indirilmesi gerekiyor?

Uzm. Dr. Türker Baran: Hipertansiyon tedavisinde ideal hedef değerler istirahat halinde büyük kan basıncı değerinin 90-120mmHg, küçük kan basıncı değerinin 60-90mmHg arasında dalgalanmasıdır. Ancak kişinin bireysel özelliklerine bağlı olarak daha yüksek değerler tedavinin başarı kriteri olabilir. Şiddetli kan basıncı yüksekliğinde tansiyonun düşürülme hızı da önem taşır. Çok yüksek değerlerdeki kan basıncının hızla aşağı çekilmesi kişinin yaşam kalitesinin gelişen baş ağrısı, baş dönmesi gibi yakınmalarla bozulmasının da ötesinde yaşamını tehdit edebilecek komplikasyonlara da mal olabilir.

 

Hipertansiyon tedavisinde son yıllarda neler değişti?

 

Uzm. Dr. Türker Baran: Hipertansiyon tedavisinde kullanılacak yeni ilaçlar klinik uygulamaya sunulacak. Bunun dışında hipertansiyonu daha iyi anlayarak gelişmesini engellemede, yarattığı zararı tedavi etmede tıp daha başarılı hale gelecektir. Şu an için biraz bilim kurgu gibi gözüken genetik uygulamalar, aşı gibi tedaviler belki de çok yakında pratiğe girecektir.

 

Tansiyonla kolesterol arasında ilişki var mı?

 

Uzm. Dr. Türker Baran: Kan basıncı yüksekliği ve kolesterol seviyelerindeki yükseklik birebir ilişkili olmamakla beraber genelde beraberliği sık görülen iki hastalıktır. Birinin varlığı diğerinin yarattığı tehdidi arttırır. Öte yandan kolesterol yüksekliği zemininde gelişen aterosklerozla, yani damarlarda sertleşme ya da kireçlenme ile damar direnci artarak özellikle ileri yaşlarda kişinin hipertansif hale gelişine zemin hazırlanır.

 

Tansiyon ne sıklıkta ölçülmeli?

 

Uzm. Dr. Türker Baran: Kan basıncı istikrarlı seyreden hastalarımızda, hiç şikayetleri olmasa bile haftada 2 kez kan basıncını kontrol etmelerini, ayrıca kan basıncının yükselmesinden veya düşmesinden şüphelendikleri anda ölçümler yapmalarını öneriyoruz. Kan basıncının düzenlenmesi döneminde, tedavinin başlatıldığı ya da değiştirildiği dönemlerde ise günde bir veya iki kez ölçüm yapmaları gerekiyor. Daha fazla ölçüm gerektiğinde günde 60 adede kadar ölçüm yapabilen kan basıncı holteri sistemlerine müracaat ediyoruz.

 

Evde tansiyon ölçümü nasıl yapılıyor?

 

Uzm. Dr. Türker Baran: Kan basıncı ölçümü evde yatarak ya da oturarak yapılır. Ölçümlerin aynı koldan yapılması gerekir. Doktor ilk muayenesinde her iki koldan kan basıncı ölçümü yapıp ölçümler arasında ciddi bir fark olmadığını kontrol edecektir. Günümüzde dijital ölçüm cihazlarının pek çoğu doğru ölçüm yapabilmektedir. Ancak cihazın kalibrasyonu açısından kontrolü yapılmalıdır. Bilekten ölçer cihazlarda bileğin kalp hizasında tutulması çok önemlidir. Bazı cihaz modelleri bu konuda sinyallerle hastayı yönlendirir. Genel olarak sol memenin hemen altında bileğin tutulması uygun olacaktır. Koldan ölçer cihazlarda manşonun kolu iyi sarması gerekir. Çok sıkı ya da gevşek sarılması ölçümün doğruluğunu olumsuz etkileyecektir. Eğer klasik yoldan steteskop kullanılarak kan basıncı ölçümü yapılıyorsa manşonun havası çok yavaş indirilmeli, kalp sesleri çok dikkatli dinlenmelidir.

 

DYT. ŞEFİKA AYDIN SELÇUK YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRMEK İÇİN KULLANILAN DASH DİYETİNİ ANLATTI:

 

Tansiyona yönelik diyet DASH diyetidir. Adı, “Yüksek tansiyonu durdurmaya yönelik beslenme yaklaşımı” karşılığı, İngilizce ‘Dietary Approaches to Stop Hypertension’ kelimelerinin kısaltımından gelir. Beslenme esası şuna dayanır:

 

- Doymuş yağlar ve kolesterol başta olmak üzere yağların azaltıldığı

 

- Tuzca fakir

 

- Potasyum, magnezyum ve kalsiyumdan zengin bir diyettir. İşte tüketmeniz gerekenler

 

- Kırmızı et tüketimi haftada 2 kez olacak şekilde azaltılmalıdır.

 

- Azalan kalori, -posadan zengin- taneli tahıl ve karbonhidratlarla desteklenmelidir.

 

- Potasyum, magnezyum ve posa kaynağı olarak bol sebze ve meyve tüketilmelidir.

 

- Protein ve kalsiyum, potasyum, magnezyum kaynağı olarak az yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri tüketimi uygundur.

 

- Protein, posa, potasyum, magnezyum kaynağı olarak yağlı tohumlar ve kuruyemiş ile baklagiller arttırılır. Son 5 yıldır Amerika’da yaygın şekilde uygulanan hipertansiyon tedavisine diyetsel yaklaşım örneği bir beslenme biçimi ile (DASH) kan basıncını düşürmede başarılı sonuçlar verir. Bu diyet yüksek tansiyon sorunu olanda ilaç tedavisinin yanında, beslenmeyle de kan basıncının dengede tutulabileceğinin kanıtıdır. Bu diyet lif, potasyum, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir.

 

YAZININ DEVAMI OKU>>>

11/12/2009, Kategori: Beslenme - Diyet : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!

ADA SOĞANI VE FAYDALARI


Zehirlilerin eve girişini engellerKapının üzerine asarsanız; yılan, akrep gibi zehirli böceklerin eve girmesini engeller ve fareleri öldürür.

 

Avrupa’da 700 yıl tıp hocalığı yapan ünü dillere destan, hekimlerin piri İbn-i Sina’nın 'Tıp Kanunu' kitabından bugüne kadar hiçbir yerde rastlamadığınız çok özel formülleriyle şifa bitkilerin reçeteleri…

 

 

MELANKOLiNiN iLACI 'ADA SOĞANI'

Ada soğanın en önemli etkisi kuşkusuz insandaki melankolik ruh halini ortadan kaldırarak, sinirlere iyi
gelmesi. İdrar söktürücü özelliği olan ada soğanı öksürükte de çok faydalı, ağız kokusunu da gideriyor...

Zambakgillerden bir çeşit bitkidir. Demir soğanı diye de adlandırılır. Çünkü onun ateşi kesen ve kuvvetli yakıcı özelliği vardır. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı, bir insanı rahatça öldürebilir.

Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanılmamalıdır. Pişirilmiş olan ada soğanının rengi sarımsı beyazdır; kurumuş şeftaliye benzer. Ada soğanının katil denen bir cinsi vardır ve bazıları onu bulbus denen türü ile karıştırmışlardır. Bunlar farklı türlerdir. Ada soğanının üstü boynuz regindedir; lezzeti yakıcı acılıktadır.

 

ADA SOĞANININ UYGULANDIĞI ALANLAR

iÇERiĞi

Üçüncü derecenin sınırındadır.

 

YARARLAR

İltihap giderici etkisi vardır; kanı ve diğer zararlı maddeleri dışarı çekme özelliğine sahiptir. O, yara yapıcı ve yakıcıdır. Yoğun bağırsak muhtevasını gücüyle yumuşatıp parçalamada etkilidir. Bu etkisi ısıtıcı etkisinden daha fazladır. Ada soğanından yapılan sirke, vücudu güçlendirir, ona zindelik verir ve sağlıklı kılar.

 

SÜSLENME

Siğile sürülürse, onu döker. Zeytinyağı ve çam sakızı ile yapılan terkip tüy çıkartır. Bu terkip saç dökülmesine karşı kullanılır. Özellikle soğanının iç kısmı bu amaçla kullanılır. Dalak şişkinliği olan kişi 40 gün haşlanmış ada soğanının suyunu içerse, yararlı olur denir. Bazıları bunun 41 gün olması gerektiğini söylerler. Bu terkip, su birikmesi olan hastalar ve sarılık için de yararlıdır.

 

ZEHiRLENME

Eğer o kapı üzerine asılacak olursa, yılan, akrep ve diğer zararlı, zehirli böceklerin eve girmesini engeller ve fareleri öldürür. Sirkeyle kaynatılıp hazırlanan ilaçla yılan sokmuş kişinin vücudu ovulursa, panzehir niteliği taşır. Ada soğanından yapılan sirke, cildin rengini güzelleştirir.

 

DIŞARI ATAN ORGANLAR

Güçlü bir idrar söktürücüdür. İdrar zoruna iyi gelir ve regl kanını da söktürücüdür. Onun sirke ve şurubu da aynı etkiye sahiptir. Ada soğanı, rahmin boğulmasına (abortus) iyidir, aynı zamanda, sirkesi ağır hıltların atıtlamasında yararlı olur. Ayıklanmış ada soğanı, kendisinin sekiz misli tuzla karıştırılır, aç karnına 2 miskal içilir.

Bu terkip ağzın hıltlarının atılmasını sağlar; onları temizler; aynı zamanda, gevşeklik yapar. Onun tohumu dövülüp, kuru bir kapta toz haline getirilir; o balla karıştırılıp, yapıyı tabii hale getirir; tutulan gereksiz maddelerin dışarı atılmasını sağlar; kabızlığı giderir. Onun makad ve rahim ağrılarına yararı vardır ve bağırsak sancılarına çok iyi gelir.HUMMALAROnun sirkesi, kronik ateşli nöbetlere iyi gelir.

 

YARALAR

Ciltteki yaralara faydası vardır. Fakat organlarda olan yaralara pek olumlu etkisi yoktur, bu tip yaraları açar, azdırır.

 

HAREKET ORGANLARI

Sinirler üzerinde hafif uyarıcı yararları vardır. Ancak sinirsel ağrılara, eklemlere, felçlere, kadınların kanallarına ve siyatik üzerinde olumlu etkisi vardır. Aynı zamanda, özellikle erimiş ve şurup halinde olanı etkilidir.

 

BAŞ ORGANLARI

Melankoli üzerinde etkilidir. dış etlerini ve sallanan dişleri pekiştirir. Ağız kokusunu giderir.

 

GÖRME

Ada soğanı yenirse, görme keskinleşir, güçlenir.

 

SOLUNUM

Astım, öksürük ve sesin kalınlaşmasına yararlı olur. Bunun için balla karıştırılıp, ondan 3 kırat içilir. Boğaz hastalıklarına iyi gelir; boğazı güçlendirir, sağlamlaştırır, ona yararlıdır.

 

BESLENME

Dalağın yoğunlaşmasına iyi gelir; mideyi ve sindirimi güçlendirir, geğirme ve besinlerin ağza gelmesine karış yararlıdır. Aynı zamanda olumlu etki yapar.

 

DİKKATLİ KULLANIN:

Ada soğanı tazeyken acı ve zehirleyici bir özelliğe sahip olduğu için kurutulmadan kullanılmaz. Sonbaharda toplanan adasoğanının etli olan orta kısmı, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Her gün çay kaşığının ucu ile çok az bir miktar suyla yutularak kullanılır.Bugün

 

YAZININ DEVAMI OKU>>>

10/12/2009, Kategori: Sifali bitkiler : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!

Genç kızların kabusuna cerrahi çözüm


Genç kızların kabusu 'Kapalı vajina' sorunu yapılan küçük bir cerrahi operasyonla sorun olmaktan çıkıyor...

 

Anne karnındaki kız bebeğin embriyonik gelişimi sırasında oluşmayan ve geçmişte evlendirilen genç kızların baba evine bile gönderilmesine ya da ''koca karı yöntemi'' diye tabir edilen ilaçlar ya da muskalarla çözüm bulunmaya çalışılan ''kapalı vajina'' sorununun artık küçük bir cerrahi operasyonla kabus olmaktan çıktığı bildirildi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadınlık organlarının, çoğunlukla doğuştan gelen ve nedeni henüz belli olmayan yapısal bozukluklarının aynı zamanda işlevsel sorunlara da yol açtığını söyledi.

Kadınlık organlarındaki doğumsal yapı bozuklukların görülme sıklığıyla ilgili detaylı istatistiki veriler bulunmadığını, ancak kadınların yaklaşık yüzde 5-6'sında görüldüğünün tahmin edildiğini belirten Çetin, son yıllarda yaygın olarak rastlanılan vajina yokluğunun gelişen tıp imkanları sayesinde artık kabus olmaktan çıktığını ifade etti.

Her bin kadından birinde görüldüğü tahmin edilen vajina yokluğunun, cinsel ilişkiye girmeyi engellediğine dikkati çeken prof. Dr. Çetin, şunları söyledi:
''Yıllar önce bu tür hastalar evlendirildiklerinde cinsel ilişkiye girilemediği için eşleri tarafından baba evlerine gönderilirlerdi. Bir sağlık sorunu olmanın yanı sıra toplumsal yaralar da açan bu durum artık küçük bir cerrahi operasyonla gideriliyor. Eskiden hiç yapılmayan bu tür operasyonları artık laparoskopik yöntemlerle de gerçekleştirmek mümkün.

Son yıllarda standart yöntemin aksine laparoskopik yöntemi tercih ediyoruz. Bu yöntemde, karın duvarında 3 tane kesi açıyoruz. Özel olarak geliştirdiğimiz alet sistemini kullanarak, oluşmamış vajina dokusunun bir haftada normal vajina uzunluğuna getirilmesini sağlıyoruz.''

Prof. Dr. Çetin, bu operasyonda, vajinasını oluşturdukları hastaların sadece cinsel ilişkiye girebildiklerini, ancak çocuk sahibi olmadıklarını belirterek, ''Çünkü, doğuştan vajinası olmayan kadınların uterusları (rahim) da olmuyor. Bu durumdaki hastalar adet kanamaları görmediklerinde hekime başvurunca bu anomaliyi fark edebiliyorlar'' diye konuştu.
Küçük bir cerrahi operasyonla vajinası oluşturulan hastaların yumurtalıklarının bulunabildiğini, bu durumdaki hastaların anne olabileceklerini anlatan Çetin, şöyle devam etti:

"Ancak, bu hastaların normal yolla hamile kalmaları mümkün değil. Yumurtaları varsa, bu yumurtalar alınmak suretiyle taşıyıcı anne kanalıyla çocuk sahibi olabiliyorlar. Ancak, Türkiye'de yasalar izin vermediği için yurt dışına giden çok sayıda hastamız var.''
Çetin, Türkiye'de tıp alanındaki gelişmelerin Avrupa ülkelerinden geri kalmadığını, bu nedenle sağlıkta yurt dışına döviz kaptırmayı da doğru bulmadıklarını belirterek, ''Ancak, elbette taşıyıcı anneliğe Türkiye'de yasalarımızın izin vermesi için bunun öncelikle altyapısını oluşturmak gerekir'' diye konuştu.

YAZININ DEVAMI OKU>>>

7/12/2009, Kategori: Genel Saglik : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!

Ne gribi olduğunuzu bu toblodan öğrenin!


Hapşuruyorsanız, öksürüyorsanız ya da burnunuz akıyorsa grip tablosuna gözatın ve belirtiler ne diyor öğrenin.


Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın 'Kritik eşik 15 Aralık' vurgusunun ardından, hava sıcaklığının düşmesiyle yayılma hızı ve ölümlerin artabileceğini belirten uzmanlar aralık ayında aşılanmayı öneriyor.

Hapşuruyorsanız, öksürüyorsanız ya da burnunuz akıyorsa önce grip tablosuna bakın ve belirtiler domuz gribi diyorsa mutlaka bir doktora başvurun.

YAZININ DEVAMI OKU>>>

2/12/2009, Kategori: Genel Saglik : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->